21.5.13

AYRAN AŞI ÇORBASI (soğuk çorba)




Bu aralar aklıma düşeni yapıp, tatmakla fazlaca ilgiliyim sanırım...:)
Bu gidişat pek iyiye alamet değil ama,hayırlısı bakalım.
:)

Bir önce ki yazımı,bilmiyorum hatırlayanlar var mı ?

Yaptığım mısır ekmeği tarifini verirken aklıma düşen,yıllar önce tadılmış bir lezzetin izini sürmüştüm hatırlarsanız.....

Bu serin lezzet ,Papatyam,ın tarifi ile yapıldı ve afiyetle tüketildi...
Ama bir eksikle,mısır ekmeğim yoktu yanında...

Teşekkür ederim tarif için Papatyam..:)

Bu pratik çorba öyle güzel bir nimet ki,ne hazırlaması insanı yoruyor,ne de yedikten sonra mideni..:)

Buğdayın o yumuşacık dokusu...
Nohutun kendine has tadı...
İçine koyduğumuz tazecik salatalıkların çıtırtısı...

Bunlara bir de buzz gibi yoğurt eşlik edince,emin olun ki,harika bir lezzet yolculuğu sizi beklemekte...



Sıcak yaz günlerinde,serin serin bolca yapılmalı bu güzellik..

Ben şimdiden buzluğa stoklamış durumdayım haşlanmış buğday ve nohutu.:)

Tarife gelince,aslında özgürsünüz....
Kendinizi kasmaya,kıvamı tutar mı tutmaz mı diye strese hiç gerek yok...

Malzemeler

  • haşlanmış nohut
  • haşlanmış aşurelik buğday
  • yoğurt(ben süzme kullandım)
  • salatalık
  • nane
  • tuz
  • su
Hazırlanışı

  1. Öncelikle buğdayı ve nohutu haşlıyoruz.
  2. Yoğurdu çok sulu olmayacak şekilde ayran yapıyoruz. Ayrana,pişirdiğimiz nohut ve buğdayı ekleyip, minicik doğradığımız salatalıkları da ilave ediyoruz.
  3. Dolaba koyup bir kaç saat soğuması için bekliyoruz.
  4. Soğuyan çorbamızı,kuru ya da taze nane ile süsleyip servise sunuyoruz...

Ağız tadınız ve neşeniz daim olsun..:)

14.5.13

SÜTLÜ MISIR EKMEĞİ




Mısır ekmeği deyince,o serin lezzet düştü yine aklıma...:)

İsmini bir türlü anımsayamadığım,,lakin lezzetini hiç unutmadığım bir tat....
Ayranlı aş mı desemm...
Yoğurt aşı mı desem...
Yaz çorbası mı yoksa..:)
Adını hatırlayamadığım bu lezzeti,bir bilen çıkar belki...

Sene kaçtı bilmiyorum.
8 10 yıl oldu sanırım.
Çook sıcak bir yaz günü idi...
Eyyamı buhur dediğimiz o en etkili sıcakların yaşandığı dönem.

Tüm gün boyunca dışarıda işlerim için koşturmuş,eve dönerken de,komşuma uğramıştım bir nefes sohbet için..:)

İçtiğim bir bardak soğuk suyun ardından, serinlemem için bana ikram ettiği o güzelliği unutamıyorum nedense...

Şimdi hoş,unutulmaz lezzet deyişime bakmayın,o vakit pek bi ön yargılı davranmıştım bu güzelliğe...:)

Hatırladığım kadarı ile,buz gibi yoğurdun içine bir kaç çeşit haşlanmış bakliyat (kuru fasulye,nohut,buğday,yeşil mercimek v.s) ve mısır ekmeğini ekleyip ikram etmişti komşum bana...
''Aman bu da ne ki'' deyip ucundan tedirgin saldığım ilk kaşığın ardından,bir kase daha isteyecek kadar aklımı başımdan almıştı bu serinlik..:)

Mısır ekmeği görünce hep aklıma düşen,ama bir türlü uygulama fırsatı bulamadığım o serin lezzet...
ilk fırsatta sıcaklar başlayınca yapmalı kısmetse...



Mısır unu nereye,hangi lezzete dokunsa pek yakışıyor bence...

Ablacığımın kendi bahçesinin mahsulü olan mısırlardan yaptırdığı mısır unu ile yapıldı bu leziz ekmekçikler...
İlk yaptığımı sade,bunu da süt ile yoğurdum...
Arasında çok lezzet farkı olmadı ama, sütlü olan tercihimdir yumuşaklığı açısından...

Gelsin tarifimiz bakalım...

Malzemeler


  • 2 su bardağı mısır unu
  • 1 su bardağı süt
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tuz ve toz şeker

Hazırlanışı


  1. Yoğurma kabına,mısır ununu süt hariç tüm malzemeyi koyup karıştırıyoruz.
  2. Sütünü kontollü bir şekilde ilave ederek kek hamuru kıvamına gelene kadar karıştırıyoruz.
  3. Yağladığımız fırın kabına(ben küçük boy kare borcam kullandım)karışımı güzelce yayıp üzerine arzuya göre susam yada çörek otu serpiyoruz.
  4. 200 derecede ısıtılmış fırında 30 35 dakika pişiriyoruz.
Huzurlu,sağlıklı günler dileğimle....

4.5.13

DR.OETKER ÇİKOLATA PARÇACIKLI MUFFİN




Hareketli geçen günlerimin arasına bir de yaz gribi sıkıştırdım ki, hamdolsun iki zorlu günün ardından daha iyiceyim...
Bilmiyorum sizde de öyle olur mu, ne zaman yoğun bir tempoya girsem,ardından s.o.s veriyor bünyem...:)
İlginçtir ki, ben sınadım bu durumu,emin olun ki...

Geçtiğimiz günlerde düzenlediğimiz etkinliğimizin tesirini üzerimizden henüz atamamışken,sponsor firmalarımızdan biri olan DR.OETKER,in birbirinden güzel ürünlerini denemek için attık kendimizi kuzucuklar ile birlikte mutfağa..:)

Koydum önlerine gerekli malzeme ve Dr.Oetker big muffin karışımını,seyre koyuldum usulca...
Öylesine pratik bir ürün ki,2 dakika gibi kısa bir sürede muffinlerimizi fırının o sıcak kollarına atmıştık bile..;)

Büyük bir heyecan ile fırının önüne oturan iki kardeş,muffinlerin kabarış anını saniye saniye seyre koyuldular tezahüratlar eşliğinde..:)))

Benim kuzucuklarım,hünerin kendilerin de olduğunu düşünseler de, asıl marifet,işinde uzman dr,oetker,de bence..:)

O kadar mutlu oldular ki sonuçtan, yüzlerinde ki o kocaman gülümseme için,Dr.Oetkere bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum buradan ...




Hazırlanışı inanılmaz pratik olan bu harika muffinlerin, uzun uzun tarif gerektiren bir yanı da yok...
Pratik....
Lezzetli....
Bir o kadar da hazırlanışı basit...
Paketin üzerine her şey anlaşılır bir şekilde verilmiş ama yine de buraya da yazalım değil mi...:)

Malzemeler


  • 1 paket Dr.Oetker Big Kakaolu Muffin karışımı
  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı su
  • 7-8 yemek kaşığı sıvı yağ
Hazırlanışı

  1. Toz karışı bir karıştırma kabına koyup,üzerine 1 yumurta 1 su bardağı su,7-8 yemek kaşığı sıvı yağ ekleyip,tel çırpıcı ya da mikser ile pürüzsüz bir hamur haline gelene kadar karıştırıyoruz.
  2. Paketin içinden çıkan muffin kalıplarına,karrışımı eşit bir şekilde pay ediyoruz.
  3. Üzerine çikolata parçacıklarını ilave edip,180-200 derece ısıtılmış fırında 20 dakika kadar pişiriyoruz...
  4. Fırından çıkan muffinlerin üzerine biraz pudra şekeri eliyoruz .(arzuya göre...) ve dinlendikten sonra servise sunuyoruz.

Cici bir pazar günü dileğimle...:)

2.5.13

2. ANTALYALI BLOG YAZARLARI BULUŞMASI...





Pikniğimizin ardından,bi dolu güzelliği paylaşmak için can atmama rağmen, piknik dönüşü yakalandığım grip nedeni ile anca buradayım ...

Zar zor da olsa, affınıza sığınarak bir kaç satır karalayıp istirahat talep eden bünyemi biraz şımartmak istiyorum müsaadeniz ile...:)

Heyecan dolu bekleyişin ardından,(artık nasıl heyecan yaptıysam, bilemiyorum,,,)sabahın erken vaktinde piknik alanına ulaşan ilk kişi bendim..:)




Ardı ardına gelen bloggerlar ile,sıcak olan havamız daha da ısındı..:)
Her biri ellleri kollları dopdolu teşrif ettiler piknik alanına..:)
Leplezzetli mamalar ile donatıldı bir uçtan öbür uca masalarımız...

Rana,mın baklavası allı pullu gelin misali süzüldü baş köşeye...:)
Çook güzeldi çook....:)






Paylaşmak istediğim onlarca güzelliklere şahit olduk o gün...

Birbirinden cici yepyeni güzel yürekler tanıdık...
Bizler için, kalkıp taa uzaklardan geldiler,hemde elleri kolları cici paketler ile dolu dolu...:)

ŞERİ,M  güzeller güzeli naif yürekli kardeşim,iyi ki geldin....

Günün sonunda,yüzümde ki kocamann tebessümlere vesile olduğun için çok teşekkür ederim

ŞERİ,Min bizler için yaptığı nefis bir o kadarda cici görünümlü kayısı kurabiyeleri...
Eminim ki,tarifi sayfasında vardır...









Hangi birini yazacağımı şaşırmış durumdayım şu an...
:))
Her biri birbirinden göz dolduran onlarca çeşit lezzet ile renklendi masalarımız...
Tatmak isteyip tadamadığım güzelliklere yanıyorum şimdi...
:)
Aklımdan şunu geçirmedim değil o an;böyle durumlar için yedek bir midem daha olsa ne iyi olurdu:)))



Hünerli Eller Hülya,mın meşhuuurr Erzincan lokumu....
Merak ettiğim yöresel bir lezzeti idi bu güzellik Hülya,mın,ellerine sağlık canım,çok hoştu çookk..:)




Emoş,umun ve aramıza yeni katılan Tuğba hanımın o ennfess lezzetleri...
Tarifleri gelsin arkadaşlar bu güzelliklerin,olur mu..;)




Mahçup ifadesi ve içten tavırlarıyla beni kendine hayran bırakan gülcan,ımın muhhteşem lezzeti...
Canım bunun tarifini yaz sayfana lütfenn,,,,kontrole geleceğim ona göree..;)




İlk buluşmamızda beni o nazik tavırları hanım efendi edaları ile kendisine hayran bırakan Dileğimin cici kurabiyeleri bunlarda...:)
Ellerine sağlıkk canım,tarif için gelirim bir günn..;)



Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızdan biri de,çok yakın komşu olduğumuz Mine hanım...
Bizlere yukarıda gördüğünüz bu leziz çikolataları,cici yaka kartları,ikramlıklarımızın üzerine öylee  cici etiketler hazırlamış kii....
Kendisine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum tüm arkadaşlarım ve kendim adına...



Limon çiçeği kokulu arkadaşım,Havvamın getirdiği birbirinden çıtır mevsim meyveler...
:)
Erikler hala gözümün önünde biliyor musun canısı..:)
Şimdi olsa idi tuzlu tuzluu...:))
Tad alma duyusunu yitirmiş damağıma ne iyi gelirdiii....:)



Nazar boncuksuz olur mu hiiçç..
:)
Nursevin ablamın getirdiği dev nazar boncuğumuz..
Arkadaki güzellikle,Emine,min prensesi,Ayşe Gülsüm..:)
Maşallahh kuzuma...
Bir ara arabaya gitmem gerekti ve ben gidiyorum dediğimde; ne olur gitmeee diye eteklerimi tutuşu aklımdan çıkmıyor..:))



Pikniğimizin diğer şirineleri de bunlar..:)
İzgün,ümün yakışıklı prensi ve prensesi,dileğimin paşası Kayra,vee Durucuk..
Anneciklerini hiç üzmeden uslu uslu oynadılar o gün..:)
Maşallah hepsine...




Bunlarda sponsorlarımızın arkadaşlarımıza hediyeleri...
Sevgili Dilek,kolaj oluşturmuş bende hazıra kondum,kullandım.:)
Çok teşekkür ederim canımm...
:)




Bu etkinliğimizde,bizlere bibirinden güzel ürünler ile eşlik eden tüm firmalara çok teşekkür ederim...
ürünleri kullandıkça görsellerim inşallah...

Bu arada emek verip firmalar ile iletişim kuran sevgili rana ve nursevin ablama,,,,birbibirinden leziz ikramlar hazırlayan tümm arkadaşlarıma, yürek dolusunca teşekkür ediyorum....
Görseller içinde ZELİHA,ya,ŞERİ,me ve DİLEĞİME çok teşekkür ederim..:)


Uzuun uzun yazmak görsel eklemek isterdim,ama şu an mümkün değil pek..:))

Zira,ardı arkası kesilmeyen, hapşuruk krizlerim buna pek müsaade etmiyor..:)))

SAĞLIK DOLU GÜNLER DİLEĞİMLE....





30.4.13

GERİ SAYIM BAŞLADI...:)




Antalyalı bloggerlar olarak haftalardır heyecanını yaşadığımız, Bahara Merhaba Etkinliğine sayılı saatler kaldı..:)

Antalyanın en güzel yerlerinden biri olan kepez kent ormanı,açmış kollarını bizleri beklemekte..:)

Misler gibi çam ağaçlarının sarıp sarmaladığı muhteşem bir atmosferde birbirinden cici ve hamarat bloggerlar ile buluşmaya hazırım ben...

İlk buluşmamızı dün gibi hatırlarken,bakalım bugün nasıl güzellikler bekliyor bizleri..
Umarım heeerrr şeyyyy gönlümüzce olur,harika bir gün finali ile noktalarız bu güzel organizasyonu...

Şimdilik bana müsade,erken gidip piknik alanın ön hazırlık yapmamız lazım..;)

Dönüşte görüşmek dileği ile,En Güzele Emanet olun....


26.4.13

ÇİLEKLİ ETİMEKLİ MUHALLEBİ



Mutfağın yolunu unutmuş bir blogger olarak,sessizliğe gömülmüş sayfamı çilekli bir tatlı ile şenlendirip,sizleri bahar tadında bir lezzet ile baş başa bırakıyorum.

Tarif çok sevdiğim arkadaşım,benim için yeri hep apayrı olan, CafePortakal Bahar,ımdan...


Geçtiğimiz günlerde mutfağımda zannedersin çilek festivali vardı canım okuyucu..:)


Nasıl mı???


Semtimize kurulan pazara,çilek tutkunu kızım ile beraber gidince,önümüze her çıkan tezgahtan çilek stokladık haliyle...::))

Gerekçemiz ise,her yeni gördüğümüz çilek tezgahının bir öncekinden albenili oluşu,kokusu ile bizi mest etmesi idi...
:)
Eve geldiğimizde olayı abarttığımızı farkettim...
Çilek festivali kıvamında,mutfak sepetlerimizi dolduran çilek dağlarımız vardı..:))

İşte o an,çilekli tatlısı ile bahar,ım konuverdi sayfama...

Çok teşekkür ederim bahar,ım bu güzel tarif için...:)
Yapılası ve doya doya yenilesi bir lezzet..

Önümüz yaz, sevdiklerinizi bu tatlı ile mutlu etmeye ne dersiniz...?

:)
Gelsin mi tarifimiz şimdi...




Malzemeler


  • 5 su bardağı süt
  • yarım su bardağı mısır nişastası
  • yarım su bardağı un
  • 1 paket vanilya
  • 50 gr tereyağ
  • yarım paket toz şanti+1 çay bardağı soğuk süt
  • 1 su bardağı toz şeker 
  • 10 adet tuzsuz etimek
Üzeri için
  • 1 paket meyveli sos( dr.oetker)
  • 2 çay bardağı su
  • 400 gr kadar çilek

Hazırlanışı
  1. Tencereye, süt un mısır nişastası ve şekeri koyup,çırpıcı ile karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz.
  2. Ocaktan indirdikten sonra,vanilya,tereyağ toz şanti ve 1 çay bardağı sütü ilave edip mikser ile 5 dakika çırpıyoruz.
  3. Kırdığımız etimekleri muhallebiye ilave edip,kuplara paylaştırıyoruz.
  4. temizlediğimiz çilekleri küp küp doğrayıp,kuplara koyduğumuz muhallebinin üzerine paylaştırıyoruz.
  5. Üzerindeki tarife göre hazırladığımız ve ılıttığımız meyveli sosu,çileklerin üzerini tamamen kaplayacak şekilde paylaştırıyoruz.buzdolabında bir süre dinlendirip,üzerine antep fıstığı serpip, servise sunuyoruz.

Buralarda bahar geldi geçiyor nerede ise,ve biz bugün yolcuyuz deniz ve bahar kokulu köyümüze.:)
Kuzenim evleniyor ve bir kaç gün mola vereceğim burada ki koşturmacalarıma..
Kısmetse dönüşte,Antalya,lı bloggerlar buluşması var ve ben çok heyecanlıyım çookk..:)
Cumanız mübarek,gününüz bereketli olsun..
Sağlıcakla kalın..:)



20.4.13

GÜLLERİN EFENDİSİ,NE....




Allah’ın selamı üzerine olsun YA RESÛLULLAH. Sana aşık olanların, sana aşkla yananların sevdası var yüreğimde. Her birinin gözlerinde Mekke, her birinin yüreğinde SEN…

Yoksun kaldık Ya Resûlallah, senden ve senin gül yüzlü cemâlinden. Sen gelince aklıma, tüm güzellikler yığılıverir önüme. Unuturum yanlışları hemen. Yağmur serinliği dolar içime, dertlerime merhem olur sevgin…

Gelişinle başladı kardeşlik, gelişinle bitti huzursuzluklar. Sen " EMİNSİN " Ya Resûlallah!  İsmin "Muhammed’ül Emin"; yani güvenilir insan, dosdoğru insan… 
Senden öğrendim dostluğu, kardeşliği, kulluğu, senden öğrendim duayı, merhameti, senden öğrendim öğrenmeyi ve yine senden öğrendim, şu evrenin, muhteşem kainatın basit bir tesadüften oluşmadığını. 
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" sözün, seni anlatmaya yeter, değil mi Efendim! 
Merhamet sahibiydin sen, mütevaziydin. Yolda yürürken üzerine kasten dökülen külün, hesabını bile sormayandın. Aksine dökülmediği bir gün; "Bu gün üzerime kül dökmediniz, bir rahatsızlığınız mı var! Yardımcı olabilir miyim!" diyecek kadar incelik gösterdin.

Ne çekmiştin Ebu Leheb’den, Ebu Cehil’den; ama sendin onlara sabreden, tatlı dilini onlara karşı bile kullanandın. Ne işkenceler çekmiştin bizim için, ümmetin için… Dikenler üstünde yürüyen, aç kalıp karnına taş bağlayandın… 
Rabbin sormuştu sana "Melek bir peygamber mi, yoksa  kul bir peygamber mi olmak istersin diye. Sen Melek bir peygamber  olmayı kabul edebilirdin; ama etmedin Ya Resûlallah, bizi kabul ettin, hep göz yaşı  döktün bizim için… bizlere olan sevgin uğruna katlandın işkencelere…!

Ve sen gittin… Öyle bir gidişle gittin ki, ardında göz yaşlarıyla dolu gözler bıraktın, günler aya, aylar senelere dönüştü yokluğunda! ama sen bırakmazsın bizleri, sen sadıksın Ya RESÛLALLAH !

Utanıyorum! Adını koruyamadığım, seni savunamadığım için! Utanıyorum! Ama bende ne Ebu Bekir’in dostluğu, sadakati, ne Bilal’in sabrı, ne de Nesibe’nin cesareti var. Ömer kadar adilde olamıyorum… 
Senin yolunda taş taşımak isterdim ben de. Ama şimdi gül dikmek istiyorum gönüllere…

Milyonlarca Salat-ü Selam feda olsun sana, kalemim sana feda olsun Ya Resûlallah! Efendim duyar mısın sesimizi! 
Sevgili, sen aşk ikliminde sultan, mehtapta dolunay, biz ise senin bir bakışına dilenci! 
Boş geçmezsin değil mi Efendim! 
Sana muhtacız, senin bir bakışına muhtacız!   
  
                                                                                                                                 kaynak

16.4.13

ESMER GÜZELİM...:)





Bir haftadır baharatlı kurabiyeye bakmaktan eminim sizlerde sıkıldınız benim gibi.:))
Yeter ama,bu kadar ara verilir mi dediğinizi duyar gibiyim...
Tamamm,,geldimm işte;)

Bu aralar, fazlaca zaman sıkıntısı yaşıyorum,ve bu konuda yalnız olmadığımı da biliyorum...

Olsunn...! Yeter ki sağlık olsun ve bizler tatlı telaşlar ile koşuşturalım değil mi..;)

Koşuşturmalarımdan sebeple, mutfağın yolunu da ihtiyacımızı karşılayacak kadar aşındırır oldum tabiiki...:)

Arşivime stokladığım tariflerim, bazen öyle çok makbule geçiyor ki,anlatamam.:)
Hazırda olan tariflerimden biri ile geldim bu gün.

Yapımı basit,ama adı gibi güzel ve özel...
Yoğun çikolata tadını sevenler mutlaka denemeli bu lezzeti..
Hele ki benim gibi bitter sevenler...!
Kaçırmayın derim..;)

Hadi bakalım,çay demlenene kadar,pişsin bu güzellik ne dersiniz...

Gelsin mi tarifimiz...;)



Malzemeler

  • 4 yumurta
  • 2 çay bardağı sıvı yağ
  • 2 çay bardağı toz şeker 
  • 2 çay bardağı süt
  • 2 paket vanilya
  • 2 paket kabartma tozu
  • 1 paket bitter çikolatalı sos (kekin içine)
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • yaklaşık üç su bardağı un(çok dolu değil)
Sosu için
  • 2 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • yarım çay bardağı toz şeker
Hazırlanışı

  1. Öncelikle yumurta ve toz şekeri iyice köpük köpük olana kadar çırpıyoruz.
  2. Sıvı yağ,süt ve toz olarak bitter çikolatalı sosu ekleyip iyi karıştırıyoruz.
  3. Son olarak,kakao un vanilya ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ekliyoruz.
  4. Yağladığımız fırın tepsisine veya (ben dikdörtgen borcam kullandım.) kek kalıbına bu karışımı boşaltıyoruz.175 derece ısıtılmış fırında içini çekene kadar pişiriyoruz.(kürdan yardımı ile kontrol edebilirsiniz .)
  5. Sosu için,sütü bir tencere alıp,içine kakao ve şekeri ilave ediyoruz.kaynamasına müsaade etmeden şeker ve kakao eriyene kadar ısıtıyoruz.
  6. Pişen kekimizin ilk sıcaklığı çıktıktan sonra dilimleyip sosunu her tarafına gezdiriyoruz....
Musmutlu güzel günlere...:)
Sevgilerimle....



10.4.13

PİZZA BAHARATLI KURABİYE..:)




Hani bazen olur ya,bir tarifte takılı kalırız biz hanımlar....:)

Her gelen misafirimize sunmak isteriz o güzelliği...
Çünkü çoook çokk lezzetlidir....

Bir yiyen bir tane  daha yemek ister ve sen inanılmaz mutlu olursun...

Ardından iltifat dolu cümleler kurulur bu lezzet için...

''Nasıl yaptın? ''diye devam eden,''tarifini istiyoruz'' diye biten cümleler..:)

İşte bu kurabiyecikler ,bana bu duyguları yaşatıyor şu günlerde...:)
Kurabiye kavanozumun dibi görünmeden yenilerini yapmak istiyorum hemenn...

Yalnız değilim tabi ki bu minişleri yaparken..
Kızım yetişiyor hemen imdadıma,anne kız karşılıklı yuvarlayıveriyoruz bu misket büyüklüğünde ki mini kurabiyeleri..:)

Kızımın keyfine değmeyin hamur işi yaparken...
Mutfağı seven,hamarat, becerikli bir kızım olsun isterim,umarım büyüyünce bu keyifli paylaşımlarımızın devamı gelir..:)



Evime gelen misafirlerime,gidilen ev gezmelerine,doğum günlerine yapılır da bu mini kurabiyecikler, siz canım okuyucularıma tarif verilmez mi...:)

Yapıp tattığınızda,kesinlikle pişman olmayacağınız,çocuklarınızın çerez niyetine tüketeceği bir tarif gelecek şimdi inşallah....

İçinde kullandığım dominos pizza baharatı(baharatos),hani şu pizzanın üzerine serptiğimiz toz karışım var ya,işte onun sayesinde çok hoş bir aroması var bu kurabiyenin.

Nereden bulacağız bu baharatı derseniz,işte buna net bir cevabım yok maalesef..:(
paket serviste gelen baharatları kullandım ben..:)

İçeriğine bakınca da,şu baharatlar göze çarpıyor bu paketlerde...
kırmızı toz biber,karabiber çeşitleri,kişniş,sarımsak tozu,fesleğen,vs....

Ya da dominos pizzadan (bedava reklamını yaptık iyi mi...:)) ) yolunuz düşünce rica edin,bir şeyler yapın işte...;)

Gelsin mi tarifimiz...:)

Pizza Baharatlı Kurabiye

Malzemeler

  • 125 gr yumuşak tereyağı
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 2 yumurta(birinin sarısı üzerine,beyazı içine)
  • 1.5 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 kahve fincanına yakın çörek otu
  • 1 kahve fincanına yakın susam
  • 1 çay kaşığı pul biber(tepeleme)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 paket pizza baharatı(baharatos)
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un (yaklaşık 3 su bardağı )
  • Hazırlanışı

    1. Öncelikle un hariç tüm malzemeyi karıştırma kabına alıp karıştırıyoruz.
    2. Daha sonra ununu,dikkatlice ekleyerek,ele yapışmayacak kıvamda bir hamur hazırlıyoruz.
    3. Hazırladığımız hamurdan istediğiniz şekillerde kurabiyeler hazırlıyoruz(isterseniz kalıpla isterseniz elinizle)
    4. Hazırladığımız kurabiyeleri,yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip üzerine yumurta sarısı sürüyoruz.180 derece(fırına göre değişebilir)ısıtılmış fırında kurabiyelerimiz kızarana kadar pişiriyoruz.
    Mutfaklarınızdan baharat kokusu,yüreğinizden huzur eksik olmasın..:)

    Sevgiler...